Hilmi Demir: İNSANSI ROBOTLARLA HACCA HAZIR MIYIZ?

İNSANSI ROBOTLARLA HACCA HAZIR MIYIZ?
Giriş Tarihi: 30.04.2024 14:31 Son Güncelleme: 30.04.2024 14:32
Hilmi Demir SAYI:111
21 Haziran 2017'de Prens Muhammed bin Selman'ın Veliaht Prens olarak atanması ile birlikte Suudi Arabistan'da sosyal ve ekonomik büyük bir dönüşüm başladı. Bir süredir bölgede petrole dayalı rant ekonomisinden çıkış arayan diğer ülkeler gibi Suudi Arabistan da petrole olan bağımlılığını azaltma ve ekonomisini çeşitlendirme üzerine kurulu 2030 vizyonu etrafında şekillenen bir modernleşme yaşıyor.

Bu modernleşme süreci dört saç ayağı üzerine şekilleniyor. Bu ayaklardan ilki, milliyetçiliğin yükselişi. İkincisi, teknokrat kadroların yönetici elit pozisyonuna gelmesiyle şekillenen siyasal teknokrasi. Üçüncüsü, petrol sonrası ekonomiyi kalkınmacı bir modele dönüştürmeyi amaçlayan ekonomik dönüşüm. Son olarak da Vehhabîliği sınırlayarak daha ılımlı bir dinî yorum üzerinden şekillenen dinî politik dönüşüm.

Muhammed bin Selman, ülkesini bölgeyle entegre olacak şekilde Mısır ve İsrail'in de içinde bulunduğu büyük bir jeopolitik güce dönüştürmeyi hedefliyor. Bu amaçla Kızıldeniz'in ucundaki NEOM projesi, Suudi Arabistan'ın Ürdün ve Mısır sınırında kurulacak bir ticaret ve yatırım merkezi olacak. Yüz ölçümü 26 bin 500 kilometrekareye ulaşacak olan NEOM'un enerjisi, sadece güneş ve rüzgâr enerjileriyle tedarik edilecek.

NEOM, robot sayısının insan sayısından fazla olacağı dünyanın ilk kenti olacak. Bu tesis, güneş enerjisi elde etmek için kullanılacak. Petrokimya, yenilenebilir enerji, ulaşım altyapısı, yapay zekâ teknolojisi gibi alanlarda iş birliğine gidecek. NEOM'da sağlık, tarım, güneş enerjisi ve robotik yapay zekâ yatırımları olacak.

Suudi firması QSS AI ve Robotics tarafından tasarlanan ilk insansı robot Sara'yı da 8 Şubat 2023'te Riyad'da düzenlenen LEAP konferansında konuklara tanıttı. Suudi Arabistan hükümeti, yapay zekâya yatırım yapmak için yaklaşık 40 milyar dolarlık bir fon oluşturmayı planlıyor. Planlanan teknoloji fonu, Suudi Arabistan'ı yapay zekâ alanında dünyanın en büyük yatırımcısı yapacak.

Bu sayede petrole bağımlı ülkenin ekonomisini çeşitlendirme ve kendisini jeopolitikte daha etkili bir oyuncu olarak kurma çabalarını da tamamlayacak. Türkiye'nin İHA ve SİHA'da yaptığı atılım nasıl fark yarattıysa anlaşılan o ki Suudi Arabistan'da yapay zekâ ve robotik teknolojiye yatırım yaparak aynı farkı yakalamak istiyor.

Ayrıca bu Suudi Arabistan'da iç gücü piyasasını da yeniden kuracak. Bilindiği gibi oldukça genç ve dinamik bir nüfusa sahip olan Suudi Arabistan halkının yüzde 63'ü 30 yaşın altında. Kadınlarda özellikle eğitim seviyesi oldukça yüksek. Suudi Arabistan kadınları da iş gücü piyasasına katacak bir dizi modernleşme çabaları gösterse bile sonuçta göç alarak hizmet sektörünü sürdürmeye mecbur kalıyor.

Bu çerçevede yaklaşık 30 bin dolarlık kişi başına düşen milli gelire sahip olan Suudi Arabistan'da yerli halkın hizmet sektöründe istihdamı oldukça zor görünüyor. Robotik teknoloji ve yapay zekâ Suudi Arabistan için hem fark yaratacak hem de hizmet sektöründeki işgücü açığını kapatacak bir yatırım olarak göze çarpıyor.

Orta Doğu'da kültürel bir devrim

Suudi Arabistan kurduğu Ulusal Yapay Zekâ Merkezi (NCAI) ile ülkedeki birçok işletmeyi yapay zekâ ile uyumlu hale getirmeye çalışıyor. Eğitimden kamu sektörüne, sağlıktan enerjiye kadar birçok alanda yapay zekâyı kullanmak için büyük bir dönüşüm yaşanıyor. Yapılan resmî açıklamalar daha etkin, yeterli, talepleri karşılayabilen bir hizmet sektörü oluşturmak. Ama tüm bunların arasında yatan asıl meselenin 2030 sonrası Suudi Arabistan'ın bölgesel değişimi kontrol edebilecek güçlü ve teknolojik üstünlüğü ele geçirmiş modern bir ulus devlet yaratmak olduğunu söyleyebilirim.

Suudi Arabistan yapay zekânın küresel ekonomik sistemi dönüştürücü gücünü fark etmiş durumda çünkü gelecekte yapay zekâ (AI), küresel ekonomide büyük bir oyun değiştirici olacaktır. Yapay zekânın 2030 yılında küresel ekonomiye 15,7 trilyon dolar kadar katkıda bulunabileceği tahmin ediliyor. Bu rakam, Çin ve Hindistan'ın mevcut üretiminin toplamından daha fazla. Bunun 6,6 trilyon dolarının artan üretkenlikten, 9,1 trilyon dolarının ise tüketicilere sağlanan faydalardan gelmesi bekleniyor.

Dördüncü sanayi devriminin ardından Orta Doğu'daki hükümetler ve işletmeler, küresel olarak yapay zekâ ve ileri teknolojilere doğru geçişi fark etmeye başladılar. Bu açıdan Ortadoğu ülkeleri de ya çağı yakalamak ya da geride kalmak arasında bir seçim yapmakla karşı karşıyalar. İşte tam bu noktada Suudi Arabistan doğrudan yatırımlarla Ortadoğu'daki bu değişimin merkez üstü olmak istiyor. Rantçı-petrole dayalı ekonomi ile gidebileceği bir yer olmadığını görüyor ve değişime doğru ilerliyor.

Bu elbette Orta Doğu'da kültürel bir devrimi de beraberinde getirecektir. Yapay zekâ teknolojisi Suudi Arabistan'a diğer ülkelere karşı büyük bir güç olma imkânı verecek. Diğer yandan oluşturulacak hipergerçeklikle teolojik ve kültürel olarak dini merkezli toplumu hızla daha seküler bir dünyaya doğru savuracak.

Şimdiden Suudi Arabistan'ın ilk hümanoid robotu Sara'nın kadın olmasının tartışıldığı bir Suudi Arabistan'ın gelecekte insan türüne çok benzer robotların hizmet ettiği şehirlerinde nasıl bir teolojik kültürel başkalaşım yaşayacağımızı tahmin etmek bile güç hale geldi. Düşünsenize Mekke'de Kâbe'nin etrafında hizmet eden robotlarla dolu bir umre ve hac, Müslümanların algısında nasıl kırılmalar ve dönüşümler gerçekleştirecek? Zemzem Tower'ın ve Starbucks'ın yarattığı kültürel değişimden daha sert rüzgârların eseceği bir değişime doğru yol aldığımız açık görünüyor.

BİZE ULAŞIN