Resim benim için bitmeyecek bir serüven

Resim benim için bitmeyecek bir serüven
Giriş Tarihi: 29.8.2014 08:19 Son Güncelleme: 21.10.2014 12:51
H.Sena Kural SAYI:05Eylül 2014
Sanat bana bakmakla görmek arasındaki farkı gösterdi. Biz hep bakıyoruz zaten ama görme kapısını sanat açıyor. Işığı ve yaratılan güzellikleri idrak edebiliyorsunuz bu şekilde. Evin küçük kızıyken etraftaki nakış iplikleri, boyalar, renkler, kumaşlar hep evlerinin bir parçasıymış Aysun Özkan'ın. Sanatçı kişiliği kendisine farklı alanlarda hep yol arkadaşlığı yapmış.

"Çocukluğum, annemin güzel sesiyle söylediği şarkıları dinleyerek geçti. Onu nakış işlerken, çiçekleriyle konuşurken veya hevesle beklediğim bayramlığımı dikerken hep izledim. Muhakkak iç dünyam bu ince uğraşların mayası olan ve varlığı yaratan o büyük sanatçının izlerini taşıyan duygulardan, estetikten beslendi. Bu duygu renklere, desenlere, müziğe ve şiire olan ilgimi hep canlı tuttu. Yüksek eğitimimi İşletme Fakültesi'nde bitirmiş olmama rağmen yıllarca içimde biriktirdiklerimi anlatmanın yolunu resim ve edebiyatta buldum."
Resme yağlı boya ile başlayan Özkan, sonrasında hocası Javad Soleimanpour'dan pasteli kendine has bir yöntem ile öğrenmiş. Parmaklarla tüm detaylar hissedilerek yapılan pastelin apayrı bir duygu olduğunu düşünüyor.

"Ben zaten duygusal bir insandım ama resim yapmaya başladığımdan beri bir çiçeğin içindeki renk hareleri ağlatabiliyor beni. Onları 10 sene öncesine göre çok farklı gördüğümü hissediyorum. Sanat bana bakmakla görmek arasındaki farkı gösterdi. Biz hep bakıyoruz zaten ama görme kapısını sanat açıyor. Işığı ve yaratılan güzellikleri idrak edebiliyorsunuz bu şekilde."

Renklerin anlamı kendisi için çok büyük. Beyazı fark etmemizi sağlayanın etrafındaki diğer renkler olduğunu, doğaya bakınca eskiden bir yaprağa yeşil derken şimdi onu sadece yeşil olarak görmediğini söylüyor.

"Atölyenin huzursuz tipiyim ben. Yaptığım tabloları gece ve yalnızken yapıyorum. Zihinde birtakım şeylerin toparlanması gerekiyor. Diğer her şeyde de benim odaklanmamı sağlayan bir araç aslında resim. Normalde aceleci bir yapım olmasına rağmen bana sabrı öğreten resim oldu. Bazen eserleri bekletmek, demlendirmek hatta bir hafta sonra tekrar bakmak durumundasınız. Pastelde eserler camlanarak çerçeveleniyor. Bazen resmin bir noktasına öyle takılıyorum ki çerçeveyi açtırdığım bile oluyor."

Ali Ural ile birlikte çalıştığı bir de yazı atölyesi bulunan Aysun Özkan, resim ve edebiyatın birbirini beslediğini düşünüyor. Yaptığı resimlerle ilgili zaman zaman yazılar da yazan sanatçı ileride bu ikisini bir projede birleştirmeyi istiyor.

"Tolstoy, 'Sanat azıcığın olduğu yerde başlar' der, çok sevdiğim bir söz. Yaptıklarımla da ifademle de güler yüzlülüğü dışarı yansıtmak, huzuru vermek ve güveni hissettirmek istiyorum. Sanatı belli bir kesimin tekelinde bırakmak istemiyorum. O nedenle bizim gençlere güzel mesajlar vermemiz lazım."

Resim yapmaya başladığından beri gözünü bulutlardan alamadığını söyleyen ressam Aysun Özkan, bu yolun çok uzun bir yol olduğunu, Allah'ın izin verdiği ölçüde yapabildiğinin en iyisini yapmaya gayret edeceğini dile getiriyor.
BİZE ULAŞIN